Çıkarttırılmayan madenler

Son yıllarda bu tür emailların sayısında artış olmuştur, nedeni ise statükoyu savunan vatandaşlarımızın Türkiye’de olan değişimlerin nedenini analiz etme çalışmalarıdır. Ama burada düştükleri yanılgı referans noktalarını sanayi devrimi kriterlerine göre almalarıdır. Sanayi çağında en önemli şey sanayiyi ayakta tutan kaynaklar/maden idi. O yüzden bu arkadaşlar Türkiye’deki değişimlerin nedeninin bir maden olduğuna inanıp, onu bulmaya çalışıyorlar. Ama gözden kaçırdıkları nokta sanayi çağının bitip, bilgi çağının başlamış olmasıdır. Geçenlerde Türkiye’deki bir siyasetçinin konuşmasını okudum, yeni dünya düzenini çok güzel ifade eden bir konuşma idi. Ümidim siyasetçilerimizin uygulamada da bu söylemlerine paralel davranmalarıdır. (Siyasi bir polimik yaratmamak için isim kısımlarını “???” işareti ile değiştirdim)

ORTAK AKIL İNŞA EDİLEBİLİYOR
(???), dünyada yaşanan ekonomik krizde, uluslararası toplum ve kuruluşların gerekli olduğunda ortak akıl inşa edebildiklerini ve ortak hareket edebildiklerini gösterdiğini anlatan (???), “Yıllardır görülmeyen, ihmal edilen birçok husus, bu kriz nedeniyle artık gözardı edilemeyecek boyut kazandı. Dünyanın bir bölümü sınırsız bir şekilde tüketirken diğer bir bölümü de açlık nedeniyle hayatta kalma mücadelesi veriyor. Bir kısmında inanılmaz bir israf yaşanırken diğer bir kısımnda ne yazık ki bir avuç pirinç bulmak dahi imkansız hale geliyor. Bir kesim zenginleşirken bir kesim fakirleşti. 3G-4G teknolojisini yaşayanlar varken dünyada, hayatı boyunca ‘alo’ dememiş hatırı sayılır insan topluluğu var” dedi.

HERŞEY İNSAN İÇİN
Herşeyin temelinde insan olması gerektiğini söyleyen (???), “Kapital başta olmak üzere her şey insan içindir. Amaç insanın mutluluğudur, huzurudur. Sistemler, bunların hepsi birer araçtır. İnsanoğlunun refah ve esenliği her şeyin temelidir. Ekonominin temelide insandır. Diğerleri insanın türevidir. İnsan varsa emek sermaye vardır.” diye konuştu.

ÇİFTE STANDART ORTADAN KALKMALI
Çitfe standartla, maddiyet temelli, çatışmalar, ayrımcılıklar, hoşgörüsüzlük ve baskıcı müdahalelerin tüm dünyada sürdüğünün altını çizen (???) “Küresel köy hükmünde olan dünyamızın bir köşesinde yaşanan olumsuzluklar diğer köşesine de sirayet edebiliyor. Bir bölgede yaşanan terör zulüm, hoşgörüsüzlük, fakirlik, küresel boyutta etkiler meydana getirebiliyor. Barışın, refahın, kardeşliğin huzurun küreselleşmediği, bir dünyada hiç kimsenin mutlu ve huzurlu olma imkanı kalmamıştır” diye konuştu.

BEKLEDİĞİMİZ OLMADI
Bu yüzyılın başında küresel barış konusunda iddialı olunduğunu hatırlatan (???) “Ama uygulama çok farklı oldu. Geçtiğimiz yüzyılda bu adaletsiz manzara savaş, çatışma, göçe, gelir dağılımda, eşitsiziğliğe, adi suçlara, plansız kentleşmeye dönüştü. Çevre katledildi, katlediliyor. İklim değişikliği noktasında beklenen gelişmeler hala yok. Bu yüzyılda da bu manzaranın çok daha büyük bir krize dönüşmemesi için şimdiden tedbir almak zorundayız” dedi.