Değişim Eğrisi

Değişim Eğrisi, 1960’larda Elisabeth Kubler-Ross tarafından keder sürecini anlatmak için geliştirilen bir modele dayanmaktadır. O zamandan beri, insanların değişim karşısındaki reaksiyonlarını anlamak için sıkça kullanılan bir metod haline gelmiştir.

Kubler-Ross, ölümcül hastalığından haberdar edilen hastanın, kederin beş aşamasından geçtiğini öne sürdü. Ayrıca bu modelin yaşamdaki dramatik bir değişim durumunda da kullanılabileceğini öne sürdü, ve 1980’lerden beri Değişim Eğrisi, değişim yönetimi çevrelerinde sağlam bir demirbaş oldu. Eğri ve onunla ilişkili duygular, değişikliğin duyurusu ve müteakip gelişmelerin, performansı nasıl etkilediğini tahmin etmek için kullanılabilir.

Kederin orjinal beş aşaması – inkar, kızgınlık, pazarlık, depresyon ve kabullenme – yıllar boyu uyarlanmıştır. Kulllanımda eğrinin çeşitli sürümleri vardır. Ancak bunlardan çoğu, temelde üç ana aşamaya gruplanabilecek, aşağıdaki temel duyguların kullanımında tutarlıdır.

Aşama 1 – Şok ve İnkar

Değişime ilk tepki genellikle şoktur. Bu ilk şok, genelikle kısa sürelidir, geçici yavaşlama ve üretim kaybına neden olabilir. Performans keskin bir şekilde iner, normalde açık ve azimli çalışan bireyler daha fazla rehberlik ve güven telkini ararlar ve üzerinde anlaşılan son teslim tarihleri unutulabilir.

Bu şokun nedenleri:

  • enformasyon eksiliği
  • bilinmeyenin verdiği korku
  • aptal görünme veya yanlış birşey yapma korkusu

İlk şok geçtikten sonra, kişilerin inkarı deneyimlemeleri ortaktır. Bu noktada geçmişte kalmaya odaklanılır. Genellikle, herşeyin eskiden olduğu gibi iyi olduğuna dair bir duygu vardır, neden değişime ihtiyaç vardır ki?

Ortak duygular:

  • statüko ile rahat olma
  • tehdit ediliyor duygusu
  • başarısız olma korkusu

Daha önce büyük bir değişim yaşamamış olan kişiler bu ilk aşamadan etkilenebilirler. İnsanlar, değişimin gerçekleşmeyeceğine, veya gerçekleşse bile onları etkilemeyeceğine, kendilerini inandırılar. Performans genellikle değişimin ilk şokundaki seviyelere iner. Kişiler her zamanki hayatlarına devam ederler ve değişim hakkında aldıkları bilgilendirmeleri inkar edebilirler ve ayrıca gelecek planlamasında yer almamak için çeşitli bahaneler bulabilirler.

Bu aşamada, iletişim anahtardır. Gerçekte değişim ne olduğunu, etkilerinin neler olacağını tekrar tekrar anlatmak ve elden gelen en fazla güven telkini, kişilerin bu duyguları deneyimlemelerinde yardımcı olacaktır.

Stage 2 – Kızgınlık ve depresyon

Şok ve inkar hisleri sonrası, öfke genellikle bir sonraki aşamadır. Yaygın olarak, bir organizasyon, grup ya da kişi, günah keçisi olarak bulunur. Birisi veya bir şeyi suçlamaya odaklanmak, potansiyel etkinin neden olduğu korkular ve endişeler için bir başka odak noktası sağlayarak, inkarın devamını sağlar. Ortak duygular şunlardır:

  • şüphe
  • kuşku
  • hayal kırıklığı

Değişim eğrisinin en düşük noktasına gelindiğinde, öfke azalmaya başlar ve değişimin gerçekten olduğunun farkına varılmaya başlanır. Yaygın bir şekilde moral düşüklüğü gözlenir, kendinden şüphe ve kaygı düzeyleri zirveye ulaşır. Bu aşamada duyguları ifade etmek zor olabilir, kaybedilenin kabul edilmesiyle birlikte depresyona girilmesi mümkündür. Bu dönemde aşağıdakiler görülebilir:

  • ilgizislik
  • yalnızlık
  • uzaklık

Bu noktada performans en düşük seviyesindedir. Genellikle günlük rutin yapılan görevlerde oluşan küçük sorunlar ya da problemler ile uğraşma eğilimi vardır. Bu artık uygun bir davranış olmasa bile, kişiler daha önceden yaptıkları gibi aynı şekilde görev yapmaya devam edebilirler.

Başka insanların da  aynı duyguları yaşadıklarını bilmek, kişinin güvenini tazeleyecektir. Yöneticilere, takımlara ve bireylere, değişim eğrisi hakkında bilgi sağlanması, duyguların olağan ve ortak olduğunun altını çizer ve bu da nihai aşamaya geçmeye istikrarlı bir platform oluşturur.

Aşama 3 – Kabul ve entegrasyon

İkinci aşamadaki karamsar duygulardan sonra, daha iyimser ve coşkulu bir ruh hali çıkmaya başlar. Bireyler değişimin kaçınılmaz olduğunu kabul etmeye ve değişim karşısında olmak yerine değişim ile çalışmaya başlar. Şimdiki düşünceler:

  • heyecan verici yeni fırsatlar
  • değişimin varlığını sürdürmesinden dolayı ferahlama
  • değişimin tamamlanması için sabırsızlık

Son adımlar entegrasyonu içerir. Odak sıkı bir şekilde geleceğe yönelir ve gerçek bir ilerlemenin yapılabileceği fark edilir. Zamanla herkes bu aşamaya ulaşır, değişen durum sağlam bir şekilde, mevcudun yerini almıştır ve yeni gerçeklik olmuştur. Şimdiki birincil duygular:

  • kabul etme
  • ümit
  • güven

Bu aşamanın ilk kısımlarında, enerji ve verimlilik düşük kalır, fakat yavaş yavaş toparlanma belirtileri göstermeye başlar. Herkesin bir sürü sorusu, olanaklar ve fırsatlar konusunda merakı olacaktır.  Normal konuşma konularına devam edilir ve sürecin başlarındaki davranışlardan söz ederken alaycı bir mizah kullanılır.

Bireyler, belirli görev ve sorumlulukların verilmesine iyi yanıt verecektir, ancak iletişim anahtar olarak kalır. Düzenli ilerleme raporları ve övgü daha neşeli ruh hali için yardımcı olur. Kişiye verilen destek seviyesi aniden düşerse, önceki aşamalardan birine dönüşün görülmesi olasıdır.

Bireysel reaksiyonlar

Her kişi değişime bireysel tepki verir, herkes bütün aşamaları yaşamaz. Bazıları birinci ve ikinci aşamada çok zaman harcarken, değişime alışkın bazıları ise üçüncü aşamaya hızlı bir şekilde geçebilirler.

Genellikle en yaygın olanı Aşama 1’den Aşama 2’ye oradan da Aşama 3’e geçiş olsa da, doğru ya da yanlış bir sıra var diyemeyiz. Bir çok kişi aynı zaman da aynı değişimden kendilerine özgü hızda geçerler ve her bir aşamaya değişik zamanlarda ulaşırlar.

Özet

Değişim Eğrisi, bireysel veya takım değişimini yönetmek çok kullanışlı bir araçtır. Bireyin eğrinin neresinde olduğunu bilmek, nasıl ve ne zaman bilgi aktarmamız gerektiğine, kişinin ne seviyede desteğe ihtiyacı olduğuna ve son değişiklikleri ne zaman gerçekleştireceğimize yardım edecektir. Optimum performans için, başkalarının onu anladığını ve benzer duyguları yaşadıklarını bilmesini sağlamak en az acılı ve en iyi yoldur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir